1. Anasayfa
  2. Yıkım ve Para Cezası

İmar Para Cezalarının İadesi


0

İmar Para Cezaları Hangi Durumlarda İade Edilir?

Ruhsatsız veya ruhsata aykırı yapı inşa edildiği zaman uygulanacak yaptırımlar şu şekildedir:

1. İmar Kanunu’nun 32. maddesine göre yapının MÜHÜRLENMESİ ve YIKIM KARARI ALINMASI

2. İmar Kanunu’nun 42. maddesinin 2. ve 3. fıkralarına göre İDARİ PARA CEZASI VERİLMESİ

3. Türk Ceza Kanunu’nun 184. maddesine göre imar kirliliğine neden olma suçundan dolayı MAHKUMİYET KARARI VERİLMESİ

Bu yazımızda; 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 42. maddesinin 7. fıkrasında yer alan; “Yukarıdaki fıkralar uyarınca tahsil olunan idari para cezaları, aynı fiil nedeniyle 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 184 üncü maddesine göre mahkûm olanlara faizsiz olarak iade edilir.” hükmü çerçevesinde, ruhsatsız veya ruhsata aykırı yapı inşa eden kişiye hem İmar Kanunu’na göre idari para cezası hem de Türk Ceza Kanunu’na göre mahkûmiyet kararı verilmesi durumunda;
İdari para cezası ödenmişse nasıl geri alınacağı,
Ödenmemişse nasıl kaldırılacağı incelenecektir.

Bu inceleme yapılırken, güncel Bölge İdare Mahkemeleri, Danıştay 14. Dairesi ve Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu kararları esas alınacaktır.

II. İDARİ PARA CEZASININ İADESİ VEYA KALDIRILMASININ ŞARTLARI

Ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapı yapmak fiili nedeniyle hakkında idari para cezası verilenlerin, aynı fiil kapsamında Türk Ceza Kanunu’nun 184. maddesinde düzenlenen “İmar Kirliliğine Neden Olma” suçu nedeniyle yapılan ceza yargılaması neticesinde mahkûm edilmesi halinde, tahsil edilen idari para cezasına ilişkin tutarın kendilerine iade edilmesi, tahsil edilmeyen para cezasının ise kaldırılması gerekmektedir. (Danıştay İDDK., 28.06.2018 tarih ve E.:2016/3155, K.:2018/3741;  Danıştay 14. D., 24.05.2018 tarih ve E:2015/4933, K:2018/4060;   İstanbul BİM 5. İDD., 31.10.2019 tarih ve E:2019/2463, K:2019/3144 sayılı kararları)

Bu kapsamda, idari para cezasının iadesi veya kaldırılması için aşağıdaki şartların gerçekleşmesi gerekmektedir :

1-) 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 42. Maddesi’nin Yürürlüğe Girdiği Tarihten Sonra Verilmiş Bir İdari Para Cezası Olmalıdır :

3194 sayılı İmar Kanunu’nun 42. maddesinin birinci fıkrasının “…500 000 TL. dan 25 000 000 liraya kadar para cezası verilir” bölümü Anayasa Mahkemesi’nin 17.04.2008 günlü, E:2005/5, K:2008/93 sayılı kararı ile iptal edilmiştir. 
İptal Kararı sonrasında, 17.12.2009 günlü, 27435 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5940 sayılı Kanun’un 2. maddesiyle tamamen değiştirilen 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 42. maddesinin 7. fıkrasında; “Yukarıdaki fıkralar uyarınca tahsil olunan idari para cezaları, aynı fiil nedeniyle 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 184 üncü maddesine göre mahkûm olanlara faizsiz olarak iade edilir” hükmüne yer verilmiş, aynı Kanunun 7. maddesinde ise bu değişikliğin yayımlandığı tarihte yürürlüğe gireceği düzenlenmiştir.
İlk defa getirilen bu düzenlemenin geçmişe dönük uygulanacağına ilişkin bir düzenleme de getirilmemiştir.

Danıştay kararlarında da, bu düzenlemenin sadece 17/12/2009 tarihinde yürürlüğe giren 42. madde uyarınca verilen idari para cezaları hakkında uygulanacağı, bu tarihten önce kesinleşmiş olaylara uygulanamayacağı kabul edilmektedir. (Danıştay 14. Dairesinin, 1.4.2015 tarih ve E:2013/10845, K:2015/2472 sayılı kararı)

2-) İdari Para Cezası Verilen Kişi Hakkında TCK’nın 184. Maddesi Uyarınca “Mahkûmiyet” Kararı Verilmiş Olmalıdır :

a. Hapis Cezası, Adli Para Cezası ve Erteleme Kararı :

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun ”Cezalar” başlıklı 45. maddesinde; “Suç karşılığında uygulanan yaptırım olarak cezalar, hapis ve adlî para cezalarıdır.”  “Hapis cezasının ertelenmesi” başlıklı 51. maddesinin 8. fıkrasında ise; “Denetim süresi yükümlülüklere uygun veya iyi halli olarak geçirildiği takdirde, ceza infaz edilmiş sayılır.” hükmü yer almaktadır.

Buna göre; Türk Ceza Kanunu’nun 184. maddesi kapsamında “mahkûm” olmuş sayılabilmek için;

Hapis Cezası,

Adli Para Cezası,

Veya bu iki cezadan birinin verilip TCK’nın 51. maddesi uyarınca ertelenmiş olması ve bu kararın kesinleşmesi gerekmektedir.

b.  Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) Kararı :

5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun 230. maddesinin 5. fıkrasındaki; “Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder.” düzenlemesi uyarınca, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen kişi “mahkûm” olmuş sayılmaz. 
Danıştay içtihatlarında, HAGB kararı verilmesi durumunda, İmar Kanunu’nun 42. maddesinin 7. fıkrası uyarınca para cezasının iadesi veya kaldırılması talep edilemeyeceği kabul edilmektedir.

Fakat, İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesinin 14.11.2017 tarih ve E:2017/1294, K:2017/1630 sayılı kararında; sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmeden önce, sanığın sabit bulunan eylemine uygun bir ceza belirlendiği ve mahkûmiyet hükmü kurulduğu,  sanığın ceza yargılaması sonucunda mahkum edildiği ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, dolayısıyla 3194 sayılı Kanunun 42. maddesinin 7. fıkrası uyarınca idari para cezasının iadesinin gerektiğine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge İdare Mahkemesinin söz konusu kararının istisna nitelikte olduğunu belirtmek gerekir. Yerleşik içtihatlarda HAGB kararının mahkûmiyet kararı niteliğinde olmaması nedeniyle idari para cezasının iadesinin talep edilemeyeceği kabul edilmektedir.
Bununla birlikte, 5 yıllık denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlenmesi nedeniyle hükmün açıklanması durumunda sanık mahkûm olmuş sayılacağından, para cezasının iadesi veya kaldırılmasının talep edilmesi mümkün hale gelecektir. 

3-) Para Cezasının İadesi veya Kaldırılması İçin Başvuru Yapılması Gerekmektedir :

Ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapı yapmak fiili nedeniyle hakkında idari para cezası işlemi tesis edilenlerin, aynı fiil kapsamında Türk Ceza Kanunu’nun 184. maddesinde düzenlenen “İmar Kirliliğine Neden Olma” suçu nedeniyle yapılan ceza yargılaması neticesinde mahkûm edilmesi halinde, tahsil edilen idari para cezasının kendilerine iade edilmesi gerekmektedir.
Bununla birlikte, mahkûmiyet kararı verilmiş olması, idari para cezası verilmesine ilişkin encümen kararının iptali istemiyle açılan davada da iptal kararı verilmesi gerektiği sonucunu doğurmamaktadır.
Diğer bir ifadeyle, mahkûmiyet kararı, anılan ceza mahkemesi kararından çok önce tesis edilmiş olan para cezası verilmesine ilişkin encümen kararını tek başına hukuka aykırı hale getirmeyeceği gibi “idari para cezası verilmesine ilişkin encümen kararının iptali” istemiyle açılan davanın konusunu da teşkil etmemektedir. (Danıştay İDDK., 28.06.2018 tarih ve E:2016/3155, K:2018/3741 sayılı kararı)
Bu nedenle, ceza yargılaması sonucu verilen mahkûmiyet kararı kesinleştikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 10. maddesi kapsamında idareye başvuru yapılarak;

İdari para cezası ödenmişse iadesi,
Ödenmemişse kaldırılması talep edilmelidir.

III. İDARENİN PARA CEZASINI İADE ETMEMESİ VEYA KALDIRMAMASI

Yukarıda sayılan şartların gerçekleşmesi durumunda, para cezasını veren belediye veya il özel idaresine yapılacak başvuru neticesinde, para cezası ödenmiş ise iadesi, ödenmemiş ise kaldırılması zorunludur. Bu noktada idarelerin takdir hakkı bulunmamaktadır. 

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 10. maddesi kapsamında yapılan başvuru reddedilir veya 60 gün içerisinde cevap verilmemek suretiyle zımnen reddedilirse, sonraki 60 gün içerisinde İdare Mahkemesinde dava açmak gerekmektedir.
Bu davada, yukarıda aranan şartların birlikte gerçekleştiğinin tespit edilmesi halinde, başvurunun reddine ilişkin işlemin iptaline ve para cezası ödenmiş ise davacıya iadesine karar verilir. (Danıştay İDDK., 28.06.2018 tarih ve E:2016/3155, K:2018/3741; İstanbul BİM 5. İDD., 31.10.2019 tarih ve E:2019/2463, K:2019/3144 sayılı kararları)

IV. EYLEMİN “İMAR KİRLİLİĞİ” SUÇUYLA BİRLİKTE DAHA AĞIR CEZAYI GEREKTİREN BAŞKA BİR SUÇUN DA OLUŞMASINA SEBEBİYET VERMESİ DURUMU

2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu gibi özel Kanunlara tabi olan alanlarda ruhsatsız veya ruhsata aykırı yapı yapılması durumunda hem imar kirliliğine enden olma hem de ilgili özel Kanuna muhalefet suçu oluşmaktadır.
Böyle bir durumda, TCK’nın 44. maddesindeki “İşlediği bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren kişi, bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı cezalandırılır.” hükmü uyarınca fikri içtima hükümlerine göre daha ağır cezayı içeren özel Kanun hükmündeki ceza verilmektedir.
Bu durumda karşımıza kişinin imar kirliliğine neden olma suçunda mahkûm olup olmadığı ve dolayısıyla İmar Kanunu’nun 42/7. fıkrası kapsamında para cezasının iadesinin veya kaldırılmasının mümkün olup olmadığı sorunu çıkmaktadır.
Bu konu yargı kararlarında tartışılmış ve iki farklı görüş ileri sürülmüştür:

Birinci görüşe göre; ceza mahkemesince 2863 sayılı Kanuna muhalefet suçundan mahkumiyetine karar verildiği, davacının imar kirliliğine sebebiyet vermekten dolayı TCK’nın 184/1. maddesi nedeniyle bir mahkûmiyet kararı verilmediği, bu nedenle 3194 sayılı Kanunun 42/7. maddesi kapsamında ödenmiş olan tutarın iade edilmesinin veya para cezasının kaldırılmasının söz konusu olamayacağı ileri sürülmektedir. (İzmir BİM, 4. İDD, 18.04.2017 tarih ve E:2017/682 K. 2017/593 sayılı kararı ve Danıştay 14. D., 24.05.2018 tarih ve E:2015/4933, K:2018/4060 sayılı kararındaki muhalefet şerhi)

Danıştay 14. Dairesince kabul edilen ve bizim de katıldığımız ikinci görüşe göre ise; ceza mahkemesi kararında sanığın imar kirliliğine neden olma suçu ve ayrıca 2863 sayılı Kanun veya 2960 sayılı Kanun gibi özel Kanuna muhalefet etme suçu da sabit görülmektedir. Her iki suç yönünden TCK’nın 44. maddesi uyarınca fikri içtima hükümlerine göre cezalandırılması gerektiğinden ve daha ağır cezayı içeren özel Kanun uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesinin, imar kirliliğine enden olma suçundan da mahkumiyeti kapsadığı kabul edilmiştir. Bu nedenle, 3194 sayılı Kanunun 42/7. maddesi kapsamında ödenmiş olan tutarın iade edilmesi veya para cezasının kaldırılması gerektiğine karar verilmiştir. (İzmir BİM, 4. İDD, 21.02.2017 tarih ve E:2017/100, K:2017/166; Danıştay 14. D., 24.05.2018 tarih ve E:2015/4933, K:2018/4060 sayılı kararları)

V. SONUÇ

3194 sayılı İmar Kanunu’nun 42. maddesinin 7. fıkrasında; “Yukarıdaki fıkralar uyarınca tahsil olunan idari para cezaları, aynı fiil nedeniyle 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 184 üncü maddesine göre mahkûm olanlara faizsiz olarak iade edilir.”  hükmü nedeniyle, ruhsatsız veya ruhsata aykırı para cezası verilen kişinin aynı zamanda imar kirliliğine neden olma suçundan dolayı mahkum olması durumunda, para cezası verilen kişi tarafından yapılacak başvuru üzerine, idari para cezası ödenmişse iadesi, ödenmemişse kaldırılması gerekmektedir.

Bu kapsamda yapılacak başvurularda İdari Yargılama Usulü Kanununda öngörülen idari başvuru usul hükümlerinin doğru bir şekilde işletilmesi önem arz etmektedir. Başvuru usulünde yapılacak olan bir hata, açılacak olan davanın kaybedilmesi veya ödenmiş olan para cezasının tahsilinin çok uzun sürmesine neden olacaktır.

Paylaş

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir