Yargı Kararlarıyla Miras Kalan
Tarım Arazilerinin Çiftçilik Yapan Mirasçıya Bırakılma Zorunluluğu
5403 sayılı Toprak Koruma Kanununda 15 Mayıs 2014
tarihinde yapılan değişiklikle bu tarih milat kabul
edilmek suretiyle bazı değişiklikler yapıldı. Bu yazımızda bu yasa
değişikliğiyle getirilen ”ehil mirasçılık” kavramını yargı kararları ışığında
inceleyeceğiz.
Ehil mirasçılık müessesesi, miras kalan tarım
arazileri bakımından, mirasın mirasçılar arasında eşit olarak paylaştırılması
kuralının istisnası niteliğindedir.
Aşağıdaki hususlar değerlendirilirken dikkat edilmesi
gereken 2 önemli nokta bulunmaktadır:
İlk olarak Sulh Hukuk Hakimi tarafından tespit edilen
ehil mirasçıya miras kalan tarım arazisi ”tarımsal gelir değeri” üzerinden
devredilmektedir. Tarımsal gelir değeri üzerinden yapılan değer tespiti
arazinin gerçek satış değerinin çok çok altında olmaktadır. Bunun mirasçılar
arasında adaletsiz bir paylaşıma sebebiyet verdiği söylenebilir.
İkinci olarak ehil mirasçıya bu düzenleme çerçevesinde
devredilen arazinin devralan mirasçı tarafından 3. bir kişiye devrini
engelleyen herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Dolayısıyla araziyi ehil
mirasçı sıfatıyla devralan mirasçının devir işlemi tamamlandıktan sonra araziyi
3. kişilere satabilecektir. Bu durumda arazinin gerçek bedelinden çok daha
düşük bir bedelle araziyi devralan ehil mirasçı, araziyi gerçek bedeliyle
sattığı takdirde mirasçılar arasındaki paylaşım adaletsizliğinin boyutu
artacaktır.
Kimler ehil mirasçı sayılır?
Ehil mirasçıya ait nitelikler, Bakanlık tarafından
31.12.2014 tarihinde çıkarılan Tarımsal Arazilerin Mülkiyetinin Devri Hakkında
Yönetmeliğin 10. maddesinde sayılmıştır.
Ehil mirasçının belirlenmesinde aşağıdaki kıstaslar
dikkate alınarak yapılan hesaplama sonucunda elli puan ve yukarısına sahip
olan mirasçı veya mirasçılar ehil mirasçı olarak kabul edilir. Mirasçılardan;
a) Geçimini mirasa konu tarım arazilerinden
sağlayanlara yirmi puan,
b) Tarım dışı geliri bulunmayanlara on puan,
c) Eşi fiilen tarımsal faaliyette bulunanlara on puan,
ç) Tarımsal arazileri işleyebilecek mesleki bilgi ve
beceriye sahip olanlara on puan,
d) Mirasa konu arazilerin bulunduğu ilçe sınırları
içinde altı yıla kadar ikamet edenlere beş puan, altı yıl ve daha uzun süre
ikamet edenlere on puan,
e) Herhangi bir sosyal güvencesi olmayanlara on puan,
f) Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) kapsamında tarım
sigortası olanlara beş puan,
g) Bakanlığın mevcut kayıt sistemlerine kayıtlılık
süreleri altı yıla kadar olanlara beş puan, altı yıl ve daha uzun süre olanlara
on puan,
ğ) Tarımsal örgütlere kayıtlılık süreleri altı yıla
kadar olanlara iki puan, altı yıl ve daha uzun süre olanlara beş puan,
h) Tarım alet ve donanımlarına sahip olanlara beş
puan,
ı) Kadın olanlara beş puan verilir.
Mirasçılar kendi aralarında tarım arazileri ile ilgili
hangi anlaşmaları yapabilirler?
5403 sayılı Kanuna 30.04.2014 tarihli ve 6537 sayılı
Kanunun 4. maddesi ile yapılan ve 15.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren
değişiklikle eklenen 8/c maddesinde, Mirasçılar, terekede bulunan tarımsal
arazi ve yeter gelirli tarımsal arazinin mülkiyeti hakkında aşağıdaki
hususları kararlaştırabilirler:
a) Bir mirasçıya veya yeter gelirli tarımsal arazi
büyüklüklerini karşılaması durumunda birden fazla mirasçıya devri,
b) 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî
Kanununun 373 üncü ve devamı maddelerine göre kuracakları aile malları
ortaklığına veya kazanç paylı aile malları ortaklığına devri,
c) Mirasçıların tamamının miras payı oranında
hissedarı oldukları 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu
hükümlerine göre kuracakları limited şirkete devri,
ç) Mülkiyetin üçüncü kişilere devri
Mirasçılar kendi aralarında anlaşma sağlayamazlarsa ne
olur?
Mirasçılar arasında anlaşma sağlanamadığı takdirde,
mirasçılardan her biri yetkili sulh hukuk mahkemesi nezdinde aşağıdaki
taleplerle dava açabilir.
1 yıl içerisinde mülkiyetin devri konusunda mirasçılar
arasında anlaşma sağlanamaması halinde sulh hukuk hâkimi tarımsal arazi veya
yeter gelirli tarımsal arazi mülkiyetinin;
a) Kişisel yetenek ve durumları göz önünde tutulmak
suretiyle tespit edilen ehil mirasçıya tarımsal gelir değeri üzerinden devrine,
birden çok ehil mirasçının bulunması hâlinde, öncelikle asgari geçimini bu
yeter gelirli tarımsal arazilerden sağlayan mirasçıya, bunun bulunmaması
hâlinde bu mirasçılar arasından en yüksek bedeli teklif eden mirasçıya devrine,
ehil mirasçı olmaması hâlinde, mirasçılar arasından en yüksek bedeli teklif
eden mirasçıya devrine karar verir.
b) Birden fazla ehil mirasçı olması ve bu mirasçıların
miras dışı tarımsal arazilere sahip olması durumunda, bu mirasçıların mevcut
arazilerini yeter gelirli büyüklüğe ulaştırmak veya bu arazilerin ekonomik
olarak işletilmesine katkı sağlamak amacıyla hâkim, tarım arazilerinin yeter
gelir büyüklüğünü aramaksızın bu mirasçılara devrine karar verebilir.
c) Mirasa konu yeter gelirli tarımsal arazinin
kendisine devrini talep eden mirasçı bulunmadığı takdirde, hâkim satışına karar
verir.
Bu suretle yapılacak satış sonucu elde edilen gelir,
mirasçılara payları oranında paylaştırılır. Yeter gelirli tarımsal araziler
birden çok yeter geliri sağlayan tarımsal arazi büyüklüğüne bölünebiliyorsa,
sulh hukuk hâkimi bunlardan her birinin mülkiyetinin, yukarıda belirtilen
hükümler çerçevesinde mirasçılara ayrı ayrı devrine karar verebilir.
Ehil mirasçıya bırakılan tarım arazileri imara açılmak
vb. tarım dışı sebeplerle değer kazanırsa diğer mirasçıların durumu ne olur?
Yeter gelirli tarımsal arazi mülkiyetinin
mirasçılardan birine devredilmesinden itibaren yirmi yıl içinde bu arazilerden
tamamının veya bir kısmının tarım dışı kullanım nedeniyle değerinde artış
meydana gelmesi durumunda; devir tarihindeki arazinin parasal değeri tarım dışı
kullanım izni verilen tarihe göre yeniden hesaplanır. Bulunan değer ile
arazinin yeni değeri arasındaki fark, diğer mirasçılara payları oranında
arazinin mülkiyetini devralan mirasçı tarafından ödenir.
Bakanlığın bu konuda yetkisi var mı?
Yeter gelirli tarımsal arazi mülkiyetinin 1 yıl
içerisinde mirasçılarca kendi aralarında anlaşarak devredilmediğinin
kamu kurum veya kuruluşları ile finans kurumları tarafından öğrenilmesi
hâlinde, durum, bu kurum veya kuruluşlar tarafından derhâl Bakanlığa
bildirilir.
Bakanlık bu Kanun hükümlerinin uygulanması için
mirasçılara üç ay süre verir. Verilen süre sonunda devir olmaması hâlinde,
Bakanlık resen veya bildirim üzerine bu yerlerin istemde bulunan ehil
mirasçıya, ehil mirasçı olmaması durumunda en fazla teklifi veren istekli
mirasçıya devri, aksi hâlde üçüncü kişilere satılması için ilgili sulh hukuk
mahkemesi nezdinde dava açabilir.
Sulh hukuk mahkemeleri nezdinde mirasçılar veya
Bakanlıkça bu Kanun kapsamında açılacak davalar her türlü resim ve harçtan
muaftır.
Miras kalan tarımsal araç, gereç ve hayvanların durumu
nedir?
Yeter gelirli tarımsal arazi mülkiyeti kendisine
devredilen kişi, bu araziler için zorunlu olan araç, gereç ve hayvanların
mülkiyetinin gerçek değerleri üzerinden kendisine devredilmesini isteyebilir.
Arazinin bedeli nasıl ödenir?
Sulh hukuk hâkimi, mülkiyetin devrini uygun bulduğu
mirasçıya, diğer mirasçıların miras paylarının bedelini mahkeme veznesine depo
etmek üzere altı aya kadar süre verir. Mirasçı tarafından talep edilmesi
hâlinde altı ay ek süre verilebilir.
Belirlenen süreler içinde bedelin depo edilmemesi ve
devir hususunda istekli başka mirasçı bulunmaması durumunda sulh hukuk hâkimi,
tarımsal arazinin veya yeter gelirli tarımsal arazinin açık artırmayla
satılmasına karar verir.
Kendisine yeter gelirli tarımsal arazi mülkiyeti
devredilen mirasçılardan, diğer mirasçıların paylarının karşılığını öz
kaynakları ile ödeyemeyecek durumda olanların bu ödemeleri gerçekleştirmek için
bankalardan kullanacakları kredilere Bakanlığın ilgili yıl bütçesine bu amaçla
konulacak ödenekten karşılanmak üzere faiz desteği verilebilir. Verilecek kredi
miktarı diğer mirasçıların payları karşılığı tutarın toplamından fazla olamaz.
Diğer hususlar:
Yeter gelirli tarımsal arazi mülkiyetinin kendisine
devredilmesini isteyen ve buna ehil tek mirasçı olduğu anlaşılan mirasçının bu
konudaki istem hakkı, ölüme bağlı tasarrufla ortadan kaldırılamaz. Mirastan
çıkarma, mirastan yoksunluk ve mirastan feragat hâlleri saklıdır. Birden çok
mirasçıda devir koşullarının bulunması hâlinde, kendisine devir yapılacak
mirasçı ölüme bağlı tasarrufla belirlenebilir. Belirlenen bu mirasçıya itiraz
edilmesi durumunda, ehil mirasçı sulh hukuk hâkimi tarafından belirlenir.
Kendisine yeter gelirli tarımsal arazi mülkiyeti
devredilen mirasçının, devir sebebiyle diğer mirasçılara payları karşılığı
ödemesi gereken bedel ile miras bırakanın borcu dolayısıyla daha önce yeter
gelirli tarımsal arazi üzerinde kurulmuş bulunan rehin konusu alacaklar
birbiriyle denkleştirilir. Bakiye bir tutar kalırsa diğer mirasçılara payları
oranında ödenir.
Yeter gelirli tarımsal arazilere sıkı şekilde bağlı
bir yan sınai işletme mevcut ise yan sınai işletme ile yeter gelirli tarımsal
arazilerin mülkiyeti bir bütün olarak istemde bulunan ve ehil görülen mirasçıya
gerçek değeri üzerinden devredilir. Mirasçılardan birinin itiraz etmesi veya
birden çok mirasçının kendilerine devir istemesi hâlinde sulh hukuk hâkimi
yeter gelirli tarımsal arazi ve yan sınai işletmenin ekonomik gelir ve
bütünlüğünü sürdürme imkânını ve mirasçıların kişisel durumlarını göz önünde
bulundurarak yan sınai işletmenin birlikte veya ayrı olarak devrine ya da
satışına karar verir.
Paylaşımda kriter olarak belirlenen asgari tarımsal
arazi büyüklükleri ne kadardır?
Asgari tarımsal arazi büyüklüğü; mutlak tarım arazileri,
marjinal tarım arazileri ve özel ürün arazilerinde 2 hektar(20.000metrekare),
dikili tarım arazilerinde 0,5 hektar(5.000 metrekare), örtü altı tarımı yapılan
arazilerde 0,3 hektardan(3.000metrekare) küçük belirlenemez. Bakanlık
asgari tarımsal arazi büyüklüklerini günün koşullarına göre artırabilir. Tarım
arazileri Bakanlıkça belirlenen büyüklüklerin altında ifraz edilemez,
hisselendirilemez.
Ehil mirasçılık için zaman şartı var mıdır?
”Somut olaya gelince: 5403 sayılı Toprak Koruma ve
Arazi Kullanımı Kanununa 30.04.2014 tarihli ve 6537 sayılı Kanunun 8. maddesi
ile yapılan ve 15.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklikle eklenen geçici
5. maddesinde, bu maddenin yayımı tarihinde mirasçılar arasında henüz paylaşımı
yapılmamış tarımsal arazilerin devir işlemleri, bu maddeyi ihdas eden Kanundan
önceki kanun hükümlerine göre tamamlanır. Bu maddenin yayımı tarihinden önce
tarımsal arazilerin paylaşımına ilişkin olarak açılmış ve hâlen devam etmekte
olan davalarda, bu maddeyi ihdas eden Kanundan önceki kanun hükümleri
uygulanır.
Tarafların murisi 02.05.2014 tarihinde ölmüş, 5403
sayılı Kanunun 8/c ve geçici 5. maddesi 15.05.2014 tarihinde yürürlüğe
girmiştir. Maddelerin yürürlüğe girdiği tarihte mirasçılar arasında henüz
paylaşım yapılmamıştır, murisin ölüm tarihinde Yasanın 8/c maddesi yürürlüğe
girmediğinden bu maddeye dayanarak hüküm tesis edilmesi mümkün değildir. Bu
nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar
verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir.” (Yargıtay
14. HD., E. 2017/1289 K. 2021/226 T. 21.1.2021)
“5403 sayılı Kanun Geçici madde 5’e göre Bu
maddenin yayımı tarihinde mirasçılar arasında henüz paylaşımı
yapılmamış tarımsal arazilerin devir işlemleri, bu maddeyi ihdas eden
Kanundan önceki kanun hükümlerine göre tamamlanır, maddesi ile de kanunun
yürürlüğü belirlenmiş olup, yürürlük tarihi 30/04/2014’tür.” (Bursa
BAM, 4. HD., E. 2018/850 K. 2018/1113 T. 8.10.2018)
Mahkemece hangi hususlar araştırılır?
”Somut olayda, mahkemece paydaşlığın giderilmesi
istenilen taşınmazların 6537 sayılı Kanunla değişik 5403 sayılı Toprak Koruma
ve Arazi Kullanımı Kanununun 8/C maddesine göre tarımsal arazi ve
yeterli tarımsal arazi olup olmadığı, mirasçıların kişisel yetenekleri, ehil olup
olmadıkları, birden fazla ehil mirasçı varsa bu mirasçılardan asgari
geçimini bu yeterli gelirli tarım arazisinden sağlayan mirasçının bulunup
bulunmadığının araştırılması, asgari geçimini yeter tarım arazisinden sağlayan
mirasçı bulunmaması halinde, mirasçılardan taşınmazı satın almak isteyen varsa
bu şahıslardan taşınmazların değeri konusunda tekliflerinin
toplanması, mülkiyetin devrini uygun bulduğu mirasçıya, diğer mirasçıların
miras paylarının bedelini mahkeme veznesine depo etmek üzere 6 aya kadar süre
verilmesi, mirasçı tarafından talep edilmesi halinde 6 aylık ek süre verilmesi,
belirlenen süreler içinde bedelin depo edilmemesi ve devir hususunda istekli
başka mirasçı bulunmaması durumunda tarımsal arazinin veya
yeter gelirli tarımsal arazinin açık artırmayla satılmasına
karar verilmesi gerekirken, ehil mirasçının tespitinin satış
memurluğuna bırakılması suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru
olmadığından ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak, dosyanın yeniden
bir karar verilmek üzere mahalli mahkemesine gönderilmesine…” (Ankara BAM,
15. HD., E. 2017/137 K. 2017/192 T. 21.2.2017)
Hangi mahkeme yetkilidir?
Dava, 5403 sayılı Yasanın 8/c maddesine dayalı
mülkiyetin devri istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki miras ilişkisinden
kaynaklanmaktadır. HMK
un 11(1-b) maddesi gereğince terekenin kesin
paylaşımına kadar mirasçılara karşı açılacak tüm davalarda ölenin son yerleşim
yeri mahkemesi kesin yetkilidir. (Yargıtay Kararı – 14. HD.